Annelikte 2 yolunuz vardır: Ya kendi çocukluğunuzu evladınıza yaşatırsınız ya da size göre kötü çocukluğu hiç yaşamasın diye bambaşka yol denersiniz 👣 İş aslında sizin geçmişi nasıl hatırlamak istediğinizle alakalıdır. Kabul, teknoloji sayesinde yeni nesil anneler 30-40 sene öncesine göre daha bilinçli ama içten gelen duygular araştırmaları pek umursamıyor 😏 İlla ki o çorabı giydirme hevesi, 2 kaşık sıcak çorba içirme isteği sizi çocukluğunuza götürebiliyor 🤷🏻♀️ Mustafa...
Arşiv - Şubat 2021
Train to Busan (2016)
Anne olunca filmlere bakış açım tamamen değişti. Her filmde evlat kokusu, annelik vicdan azabı ya da mutluluk gözyaşı buluyorum 🙄 Anne olmadan önce ve olduktan sonra değişmeyen tek şey ise korku-gerilim filmlerine olan tutkumdur 😍 İzlerken çok geriliyorum, hatta evdeysek Onur’un mutfağa bile gitmesine izin vermiyorum ama gene de çok keyif alıyorum 😁 Sanırım monoton annelik/ev kadınlığı hayatıma renk katıyor 🌈 Train to Busan’ı da bol adrenalin ve gözyaşı içinde izlediğim için listeye eklemek...
Private Life (2018)
Yaşadığımız kadarıyla hayatın zorluklarından yakınırız. Ben Celil Ediz’in koliğinden, reflüsünden, arabada sürekli kusmasından, ona tek bakmaktan ve yalnızlığımdan imdat düğmesine basarım; bir başkası kariyeriyle uğraşırken istediği halde evlenme arifesine gelemez. Bir diğeri de çalışmak istediği halde baskılardan ötürü evden dışarı çıkamaz ve hayatına kendi karar veremez 🤷🏻♀️ Her hayatın artısı eksisi var; üstünlük taslamanın, “Sen bilmezsin” diyerek dertleri...
Kramer vs Kramer (1979)
Çocuktan sonra evliliği yürütebilmek kolay mı? Yaşıyorum, çok zor 🤦🏻♀️ Bir kirpiği için dünyaları yakarsınız, sevgisi tartışılmaz ama annelik dışında da yürütülmesi gereken ilişkiler ve hayat var 👍🏼 Çocuk büyütmek 7/24 vakit isteyen, çok emek gerektiren bir şey; ya çocuktan ya evlilikten ya da hayattan zaman çalmak zorundasınız. Ben hayatımdan çaldım ama eşim her zaman destekti 🙏🏻 Elbette artık birbirimize zaman ayıramıyoruz, baş başa dışarı bile çıkamıyoruz ve...
Başka Dilde Aşk (2009)
“Beni dinliyor musun?”, “Neden konuşmuyorsun?”, “Kestirip atmadan konuşabilir miyiz?”, “Şu telefonu bıraksan da konuşsak biraz!”, “TV kumandasını camdan aşağı atmak istiyorum!” cümleleri sizin evde de zaman zaman duyuluyor mu? Hadi gerçekçi olalım, kadınlar konuşmayı ve duygularını dile getirmeyi seviyor 🙄 Karşısındakiyle konuşabilse çoğu şeyi halleder ama erkekler duygularını dile dökmeye ihtiyaç duymuyorlar 😏 Peki, hiç konuşmadan anlaşmak zorunda kalsanız ne yapardınız? Bu sorum...
The Red Turtle (2016)
Celil Ediz’i yardım/destek almadan tek başına büyüten annelerdenim. Hani yarım saatçik akrabaya, komşuya, tanıdığa emanet etme lüksü yaşayamayan büyükşehir mağduru annelerden 🤷🏻♀️ Bunu dile getirdiğimde eleştiri alsam da eleştiri yapanların iki dakikacık destek vermediğini anlamam geç oldu 👎🏼 “Çalışmıyorsun, sağlıklısın, bir bebeğe de bakıver” kelimeleri kulağımda çınlaya çınlaya 3 yılı bitiriyorum. Sonuç: Enkaza yakın bir beden ve zihin 😏 Elbette çok daha ciddi...
Take Shelter (2011)
15 Temmuz gecesinde 3 aylık bebekle yaşadığımız korkuyu unutamam. Benzerini büyüklerimizden, kitaplardan, filmlerden öğrendiğimiz kadarıyla biliyoruz 🙄 O gece aklımıza ilk olarak bez, mama, yiyecek içecek geldi. Celil Ediz sesten uyanır mı, cam kenarından uzak tutmak lazım mı, ülkeye ne olacak, ne yapacağız diye sabahı sabah ettik herkes gibi 💨 Şükür ki atlatıldı. İşte anne baba olunca her şeyden önce akla evlat geliyor. Peki, çok büyük bir fırtınanın geleceğini bilseniz ne yaparsınız...
Rain Man (1988)
Hamileliğimde ilk 2 ay yoğun uyku haricinde sıkıntı yaşamadım. Ama Celil Ediz aşırı ötesi hareketliydi. O kadar çok kıpırdanır ve tekme atardı ki bir gün hiç hareket etmeyince ağlaya ağlaya hastaneye koşmuştuk; uyuyormuş. Doğdu, hem reflülü hem kolikti. Aylarca bir gram uyku görmedik, tam 11 ay boyunca günde sayısız kez kustu. Geç yürüdü (17 aylık), kucağımda taşımaktan belim koptu. Aşırı hareketli ve aşırı inatçı, sabır taşımı göklere çıkardı 🤦🏻♀️ Ama 2,5 yaşındayken bazı...
Us (2019)
Tüm yıl Eylül’deki tatili bekleyip hayaller kurarken bir sürprizle karşılaştık: Geçen sene tatilin ilk günü Celil Ediz el ayak hastalığına yakalandı 🥴 Meğerse okulda kapmış, 2 gün sonra belirtileri çıktı. Bavulları dahi açamadan aynı akşam İstanbul’a geri döndük 😥 Çocuğa mı üzüleyim, 1 yıllık hayallere mi üzüleyim, giden paraya mı üzüleyim bilemedim 🤷🏻♀️ Berbat bir hastalık, zorlandık ama neyse ki atlattı. Böyle bir tecrübeden sonra Cuma akşamı sinemada izlediğim Us filmi...
Canım Kardeşim (1973)
Anne olduktan sonra izlemeye cesaret edemediğim Canım Kardeşim’i geçen gün ağlayarak tekrar izledim 😢 Kahraman’ın Celil Ediz’e benzerliği ise iki kat daha duygusallaştırdı. Filmi herkes bildiği için asıl derdim olan Kahraman’a anne gözüyle değinmek istiyorum 👦🏻 Zira çocuk karakter olarak beni şimdiye kadar daha fazla etkileyeni çıkmadı. Annesiz büyüyen Kahraman, çevresinde teyze/hala/büyükanne de olmadığı için bakımsız, özensiz ve hatta sevgisiz kalmıştır. Maddi yokluğun dibini yaşarken...