Hamileliğimi öğrenir öğrenmez sayısız araştırmalar, dergi abonelikleri, kitaplar hayatıma girdi 🔦 Hiçbir yerde verilmeyen, sadece yaşanarak öğrenilen annelik eğitiminde bazen karar vermek zorunda kaldığınızda ise okuduğunuz hiçbir şey yeterli gelmiyor. İhtimaller, istatistikler üzerinden gidip vicdanınızı rahatlatıyorsunuz 🤷🏻♀️ Hamileliğin verdiği duygusallık ve belirsizlik içinde karşıma şu soru gelmişti: Bebeğin kordon kanını saklayacak mısınız? Saklamanın, kordon kanının alınmasının bebeğe bir zararı olduğundan değil, sadece ihtimali bile üzüyordu. Peki, ya bunu yaşamak? Kız Kardeşimin Hikayesi filmi, bu düşüncenin ekrana yansımış cevabı gibidir 📽 2 çocuklu bir aile bir gün acı gerçeği öğrenir: Büyük kızları lösemidir ve sadece birkaç yıllık ömrü kalmıştır. Tek çare ise yeni “donör” bebek yapmaktır. 3. çocuk 11 yaşına gelene kadar 8 ameliyata ve sayısız testlere girer. Ama artık bedeninin ailesi tarafından izinsizce kullanılmasını istemediğinden ailesine dava açar 💼Okunduğunda zor gelse de sade ve romantik anlatımı ağlamadan izlemenizi sağlıyor. Farklı açılardan bakmayı, bir annenin nasıl ikilemde kaldığını, ailenin hastalıkla nasıl başa çıkıp çıkamadığını görmek, destek olayım derken köstek olan yakınların komikliği iç sorgulamanızı artırıyor 💡 Bu seferki film düşündürücü; konuyla ilgili size soru sormak bile zor geliyor 🤷🏻♀️ Celil Ediz’in kordon kanı saklanıyor, umarım gerek kalmaz. Tüm hasta yavrucakların bir an önce iyileşmesi dileğiyle 🙏🏻 IMDB 7.4, 109 dakika, türü dram-aile 🍿
#sinemaseveranne #mysisterskeeper #filmönerisi #filmtavsiyesi #lösemi #annefilmleri